Ana Sayfa
Özgeçmişi
Aldığı Ödüller
Konuşmaları
Şiirleri
Videolar
Fotoğraf Albümü
GÖR PROJESi
Bağlantılar
Avrupa Türk Birliği
Orhan Karataş / Muhsin Yazıcıoğlu

Seçime sayılı saatler varken, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopterin düştüğü haberinin gelmesi, herşeyin önüne geçti. Bu yazının yazıldığı saatlerde henüz bir haber alınamamıştı. Siyasi partiler mitinglerini iptal ettiler. Başbakanın çok ağır tahriklerine, damadın gazetesinin Ankara ilavesindeki iftiralara rağmen, bizde siyasi değerlendirmede bulunmayacağız. Zira insan unsuru herşeyin önündedir. Şu anda bu yazıyı derin bir teessür içinde yazıyorum ve duyarlı her insan gibi, hayırlı bir haber alabilmek için dua ediyorum.
Sembol isim
Muhsin Yazıoğlu'nu 1991 seçimlerinden sonra çok daha yakından tanıma fırsatı yakaladım. Parlamento muhabiri olarak mecliste bulunuyordum ve neredeyse her gün karşılaşma, konuşma fırsatım oluyordu. Yazıcıoğlu, Türk siyasetinde seviyenin, samimiyetin, vatan millet sevgisini herşeyin önünde tutmanın, ahlak ve erdemin sembol isimlerindendir. Türk milliyetçiliğine, ülkücü harekete unutulmaz hizmetlerde bulunmuş ve sembolleşmiştir. Bu özelliği ile istisnasız bütün siyasi rakiplerinden de büyük takdir görmüştür.
Yazıcıoğlu kendi partisini kurduktan sonra da çizgisini hiç bozmadan kendi bildiği yolda kararlı bir biçimde yürümüştür. Özellikle kendi ili olan Sivas'la bütünleşmiş bir siyasetçidir.
İnsana saygı
Helikopter kazası duyulduktan sonra çok çelişkili haberler geldi. Helikopterde bulunan gazeteci arkadaşımız İsmail Güneş'in o şartlarda bile mesleğini yapmaya çalıştığı anlaşılıyor. Zira kaza ve kaza ile ilgili eldeki tek dayanak, Güneş'in kurduğu telefon temasıdır. Aramalar bu telefon sinyaline göre yapıldı. Keşke hükümet ve yetkililer de İsmail Güneş'in mesleğine ve insana olan saygısı ve heyecanı seviyesinde olabilselerdi. Biz bu yazıyı yazarken kazanın duyulmasının üzerinden neredeyse 24 saat geçmişti ve henüz olay yerine ulaşılamamıştı. Teknolojinin bu kadar geliştiği, her türlü teknik imkanın bulunduğu 2009 Türkiyesinde, bir helikopterin düştüğü yere bu kadar uzun süre ulaşılamamasının bir bahanesi olamaz.
Teknoloji ne işe yarar?
Kapalı bir cep telefonundan bile en mahrem konuşmaları dinleyip tespit edenlerin, helikopterde bulunan 6 kişide de var olan telefonlardan niçin sinyal alamadıklarını anlamış değilim. Bu durumda aklımıza şu geliyor. Teknoloji sadece insanların mahremiyetlerini dinlemek için mi geliştirilip kullanılıyor? Bu durumlara karşı hiçbir hazırlığımız yok mu? Hava şartlarının ağırlığı ve bakanların sık sık ekranlara çıkıp aynı şeyleri tekrarlamaları, hükümetin bu konudaki basiretsizliğini ve yetersizliğini örtmeye yetmez. Lafa sıra gelince mangalda kül bırakmayanlar, gerçeğe ve icraata sıra gelince her zaman olduğu bahane üreterek, topu başka yerlere atarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Bu olayda da yetersizliklerine bahane gösterecekleri bir suçlu buldular. Hava şartları çok kötüymüş.
Nereye gidiyoruz?
Bu kaza doğal olarak seçimlerin heyecanını ve tansiyonunu düşürdü. Olayın siyasilerin, özellikle de kendinden başka hiç kimseye hayat hakkı tanımayanların bir defa daha düşünüp, "ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz?" sorusunu kendilerine sormalarına vesile olmasını dileriz. Ümidimiz, beklentimiz ve dualarımız bu kazanın en hafif şekliyle atlatılması ve bundan sonrası için ders çıkartılması yönündedir.

http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?yid=&makale=Muhsin+Yaz%FDc%FDo%F0lu&id=3480

Konuşma Tarihi: Geri Dön
Muhsin YAZICIOĞLU http://www.bbp.org.tr/muhsinyazicioglu