Ana Sayfa
Özgeçmişi
Aldığı Ödüller
Konuşmaları
Şiirleri
Videolar
Fotoğraf Albümü
GÖR PROJESi
Bağlantılar
Avrupa Türk Birliği
Kemal KASMA / Anadolu'nun Saf Çocuğu

Anadolu’nun Saf Çocuğu; Muhsin Yazıcıoğlu
 
Sayın Başkanımız Merhum Muhsin Reisimiz;
 
Allah'tan rahmet diler; Rahmanın merhametine, Resulullahın şefaatine nail olmanız temennisiyle dualarımı ve aşağıdaki maruzatımı sunarım sana.
 
Sonsuzluğa olan sevdana kavuşmak şerefinle de bizim bütün eksikliklerimizi gözler önüne serip son hizmetini de yaparak gittin bu dünyadan. Devlet eksikti, kurumlar eksikti, örgütler eksikti ve sana son görevimizi layıkıyla yapmaktan uzak olduğumuzu bizlere hatırlatıp gittin bu dünyadan.
 
"Göz alıcı, gösterişli insanlardan sakının" derken Friedrich Nietzsche, biz tam aksini yaptık. Senin yanında değil, her zaman göz alıcı insanların yanında yer aldık. Bunu hatırlatıp gittin bu dünyadan.
 
Anadolu gibi vakur ve mütevazı, veren ve istemeyen senin gibi bir insanın sadece iyi hatıralarımız arasında yer almasına izin verdik; seninle bir yükü omuzlamak aklımıza gelmedi. Belki de hesabımıza gelmedi. En çok da "O benim dostum" cümlesini kurmayı yalanlamayacak bir temas yetti de arttı bize.
 
Hayatını bir destan gibi anlatmak bize iyi geliyordu ama seninle bir taş yemeyi bile göze almadık. Uzaktan seyrettik, en hayırhahımız dua etmekle yetindi ve yüküne el vermeyi düşünmedik hiçbir zaman.
 
Anadolu sessiz bir çağlayan gibi akar. Her an hareket halindedir. Senin şahsında Anadolu'nun kıpır kıpır mücadele azmini görmek istemedik. Çünkü "el" iyisiydik biz ve bize benzeyene kendimizden olana destek vermek istikbalimiz için yeterli olamazdı. Sen iyiydin, doğruydun, güzeldin ama iktidara uzak duruyordun. Temiz siyaseti kabul etmek hep zor geldi bize. Biz ancak iktidara yakın olana yakın olmakla, iktidarları kuşatmakla temayüz etmiştik.
 
Senin hareketinde kısa vadede bir iktidar şansı görmüyorduk ve biz iktidar olmayana selam bile vermeyen riyakârlardık. Sana selam vermemiz bile bizim değil senin âlicenaplığındandı. Sana inanan bir avuç alperen dışında ikbal bekleyenler olarak bilinçli bir mesafeden izlemekle yetindik.
 
Büyük milletine inanmıştın ve onlar seni yanıltmadı. Devletin sahip olduğu bütün imkânlara rağmen bulamadığını Anadolu'nun temiz insanları buldu. Ayaklarında kıl çorap ve hevenkle. Anadolu insanı, özverisini, yardımlaşmasını, vicdanını, ahlâkını senin vesilenle bir daha sergiledi. Medyanın bilgi kirliliği, yalan yanlış haber bombardımanına karşı, kalbilerinin sesini dinleyerek yaptılar bunu ve seni mahcup etmediler.
 
Yaptığının alçakgönüllü bir tavırla sıradan bir çaba olduğunu anlatırken Kızılöz Köylüleri, unuttuğumuz bir gücün farkına varmamızı sağladılar. Onların donanımı, teknolojiden haberi, koordinatlar alanında bilgisi yoktu. Sezgisi, inancı ve en önemlisi insanlığı vardı. İnsanlığının çizdiği yol haritası ile buldular seni. Senin kimin için çabaladığını ispat eder gibiydi gelişmeler.
 
Yıllardır siyasetle çizdiğin haritaları biz okumayı bilemedik ama Kızılöz Köylüleri bunu kalp gözüyle bildiler ve aczimizi sergilediler. Senin adına teşekkür etmek yerine susturduk onları; Anadolu'nun sesi duyulmaz, kendisi görünmez. Görünürse bir işlevi vardır; en dar zamanımızda söz onlara düşer ve utanmak bize.
 
Köylüler sadece seni değil; kaybettiğimiz insanlığı, yitirdiğimiz değerleri, zekâmızın susturduğu kalbimizin sesini de buldular beraberinde. Senin kime seslendiğini, kimin için çabaladığını ve siyasetinin kime yönelik olduğunu anlattılar bize.
 
Bu yüzden utanan bizleriz ve "Yenge, kim olsa yapardık, din kardeşiyik yenge" diyen halkımız, coğrafyanın yüksek bir yerinden seslenmiyordu bize sadece;
 
Dinimizin, kültürümüzün, insanlığımızın en yüksek dağlarından, maneviyatın sarsılmaz burçlarından seslendiler.
 
Gözyaşlarımız bu yüzden akıyor; ulaşmayı unuttuğumuz kalelerin burçlarından seslendiler ve bu sesin billur ahlakını görmek yerine, devletin bütün kurumları, örgütleri ve medyası ile sis, kar-çamur ve tipinin göz gözü görmez soğuk gerçeğini gösterdiler bize.
 
Biz bir hakikatin peşinde olduğumuz iddiasında idik. Şehirlerde, bize destek verecek kalabalıklarda aradık onu. Bu ışığın izine Maraş'ın Göksun ilçesi Kızılöz Köyünün sakinlerinin sedasında rastladık biz.
 
Unutmuştuk hatırladık; Hak her şeyi fetheder. Anadolu boş konuşmaz; konuşursa kitabın tam ortasından konuşur. Bu yüzden biz susuyoruz ve Konuşan Anadolu'dur. Hâlâ konuşanlar varsa medyada, hoş konuşuyor belki ama boş konuşmaktadır.
 
Şehadetin bize son dersi verdi Muhterem Başkanımız; Sayın Muhsin Yazıcıoğlu. Allahın selamı üzerine olsun.
kemalkasma@gmail.com

http://www.netpano.com/makale/?makale=1140

Konuşma Tarihi: Geri Dön
Muhsin YAZICIOĞLU http://www.bbp.org.tr/muhsinyazicioglu